Office 2010 artık Türkçe

Beta sürümünü 8 milyon kullanıcının test ettiği Office 2010 artık Türkçe…

Kurumsal müşterilerin Mayıs ayından beri kullandığı Office 2010, bugünden itibaren teknoloji marketlerinde ve Microsoft işortaklarında Türkçe olarak satışa sunuluyor. Bireysel kullanıcılar ve işletmelere yönelik üç farklı paketi bulunan Office 2010 Türkçe’nin hayatı kolaylaştıran özellikleri, yenilikçi teknolojileri ve zengin araçları bütün kullanıcılara çok geniş bir ufuk açıyor. Microsoft’un Word, Excel gibi uygulamaların web tabanlı olarak kullanılmasını sağlayan Office Web Apps ise Aralık ayında Türkçe olarak sunulacak.

Microsoft Office 2010, kullanıcıların işte, evde veya okuldaki çalışmalarını en iyi şekilde yürütmeleri için güçlü ve yeni araçlar sunuyor. Kullanıcı bilgisayardan uzak olduğu zaman Web tarayıcısı veya bir akıllı telefon üzerinden Office dosyalarına erişebilirken, aynı zamanda düzenlemeler de yapabiliyor. Farklı yerlerdeki kullanıcıların da aynı anda dosya paylaşarak ve düzenleyerek birlikte çalışmalarını kolaylaştıran Office 2010, yükseltilmiş güvenliği ve güçlendirilmiş performans yenilikleriyle de kullanıcıların verimliliğini artırıyor.

Bireylere ve kurumlara verimlilik artışı sunan Microsoft Office 2010, kullanıcılara önemli yenilik ve değişikliklerle birlikte geliyor. Yeni bilgisayarlar ile birlikte Microsoft Office’i denemek ve satın almak oldukça kolaylaşıyor. Microsoft’un not defterlerinin yerini almasını hedeflediği dijital not alma uygulaması OneNote ise artık tüm paketler ile birlikte sunuluyor.

Yeni bir bilgisayar satın alınırken Office 2010′u da uygun maliyetle satın alınabilmesi için Microsoft, Ürün Anahtarı Kartı (Product Key Card – PKC) adı verilen yeni bir ürünü piyasaya sürüyor. Bilgisayar alımından bağımsız olarak herhangi bir zamanda satın alınabilen PKC, Office 2010 imajı önceden yüklenmiş yeni bilgisayarlarda, satın alınan paketin hızlıca kullanımını sağlıyor.

Farklı ihtiyaçlara üç farklı paket
Office 2010 bireysel kullanıcılar ve işletmeler için üç ayrı paket halinde satışa sunuluyor. Office Ev ve Öğrenci 2010 öğrencilerin, evde bilgisayar kullananların yaşamlarını kolaylaştırmak için hazırlandı. Bu paketle öğrencilerin evde çalışmaları ve birlikte ödev yapmaları çok kolaylaşıyor. Bu sürümde Word, Excel, PowerPoint ve OneNote uygulamaları bulunuyor. Aynı hanede üç farklı bilgisayara kurulabilen sürüm, ticari amaçlar için kullanılamıyor.

KOBİ’lere yönelik olarak özel bir fiyatla sunulan Office Ev ve İş 2010 paketi ise mali analizler, teklif hazırlama, güvenli e-posta, müşteri sunumları hazırlama ve toplu e-posta gönderimi gibi ihtiyaç duyulan tüm temel işlemleri gerçekleştiriyor. Office Ev ve İş 2010 Word, Excel, PowerPoint, OneNote ve Outlook uygulamalarını da içeriyor.

Office Professional 2010 ise Office’ten en fazla verimi alabilmek için tasarlanmış bir ürün olarak veritabanı uygulaması Access ile işletmelerin temel uygulama ve geliştirme ihtiyaçlarını karşılıyor. Bir kullanıcının ana ve taşınabilir PC’lerine yüklenebilen Office Professional 2010′da Word, Excel, PowerPoint, OneNote, Outlook, Access ve Publisher uygulamaları bulunuyor.

Ürün Anahtarı Kartını Al; Tam Sürümü Çalıştır
Office 2010 için Ürün Anahtarı Kartı (Product Key Card – PKC), Kutu Ürün (FPP) ve kurumlar için Toplu Lisanslama olarak üç farklı lisanslama yöntemi bulunuyor. Yeni bir lisanslama yöntemi olan Ürün Anahtarı Kartı satın alınan paketi bilgisayarda etkinleştiriyor. Office 2010 imajı önceden yüklenmiş yeni bilgisayarlar için tasarlanan PKC, kutu ürünlere göre fiyat avantajı sunuyor. Microsoft Office Ev ve Öğrenci 2010, Microsoft Office Ev ve İş 2010 ve Microsoft Office Professional 2010 ile kullanılabilen PKC, imaj ön yüklü bilgisayar için yalnızca 1 etkinleştirme sağlıyor.

Bir tıkla Office 2010 güncellemesi
Word ve Excel’in limitli sürümlerini içeren ve bir reklam penceresi bulunan Office Starter 2010, yalnızca yeni PC’ler ile birlikte sunuluyor. Microsoft Works’ün yerini alacak olan Office Starter 2010, yeni bilgisayar açılır açılmaz kullanılabiliyor. Kullanıcıların daha sonra Ürün Anahtarı Kartı veya Kutu Ürün ile tam sürüm Office paketine geçiş yapmaları mümkün oluyor.

Office 2010′un deneme sürümü ise www.office.com adresinden indirilebiliyor. Yeni deneme yöntemi “Tıkla-Çalıştır” ile kurulum yapmaya gerek kalmıyor. “Tıkla-Çalıştır”, internete bağlanıldığında otomatik olarak kullanılan özelliği indiriyor. Tıkla-Çalıştır sayesinde önceki Office sürümü kullanılırken, istendiği takdirde 2-3 dakikada Office 2010′u kullanmak mümkün hale geliyor.

Office 2010 yazılımları ile PC, internet ve mobil platformlarda sağlanan çalışma kolaylıkları hakkında merak edilen her türlü sorunun yanıtı www.officeheryerde.com adresinde bulunuyor.

Google bu kez neyin peşinde?

Google yine gizli kapaklı bir şeylerin peşinde olabilir. ABD Patent veritabanında ortaya çıkan bir isim, Google’ın yeni bir bombayı patlatmak üzere olduğunu gösteriyor. Bu isim Speedbook…

Bnet’ten Erik Sherman’ın ortaya çıkarttığı bu ismin tam olarak nasıl bir cihaza işaret ettiği henüz bilinmiyor. İlk tahminler arasında bir e-kitap okuyucu, çok güçlü bir notebook ya da fark yaratacak bir netbook yer alıyor. Ancak bunların hepsi tahmin, Google henüz Speedbook ismini bile telaffuz etmiş değil. Bu tahminler, Google tarafından alınmış bir patentin isminin ortaya çıkması sonucunda ortaya atıldı.

Bilinen tek şey, Speedbook isimli patentin “Computer Hardware” yani bilgisayar donanımı kategorisinde yer alması. Bu da, Speedbook’un bir teknoloji değil, fiziksel bir donanım olduğunun göstergesi.

Bakalım Google, Speedbook’un ardındaki sırrı ne zaman açıklayacak…

Avea’dan 80 saat konuşma!

Avea yeni bireysel faturalı 8080 Tarifesi ile 80 TL’ye tam 80 saat konuşturuyor!
Avea’dan 80 saat konuşma!

Avea’nın yeni bireysel faturalı 8080 Tarifesi ile Avealılar, sadece 80 TL karşılığında tam 80 saat konuşabiliyor. Bu tarifede konuşmanın 1 saati 1 liraya geliyor!

8080 Tarifesi kapsamında Avealılar, 80 TL’ye bir ay boyunca 1.600 dakika Avealıları, 1.600 dakika diğer operatörleri ve 1.600 dakikada sabit hatları arayabiliyor.

“Müşterilerimizin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda en avantajlı tarifeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz” diyen Avea Segment Yönetimi Direktörü (Bireysel) Dehşan Ertürk sözlerine şöyle devam etti; ” Müşterilerimizin çok konuşma ve farklı yönleri arama ihtiyaçlarını gözönünde bulundurarak, Avea,ev/iş, diğer operatör yönüne kullanabilecekleri tam 80 saat konuşmayı çok uygun bir tarife ücretiyle sunuyoruz. Avealılar faturaları için endişelenmeden rahat rahat konuşmaya devam edecekler” dedi.

V İkinci Sezon İspiyonları

v 2009 dizi logosu1 V İkinci Sezon İspiyonları

Bildiğiniz gibi “V” birkaç ay sonra yeni sezonuyla geri dönüyor. Henüz başlama tarihi belli olmadan ispiyonları (spoiler) belli olmaya başladı, işte bunlardan bir kısmı:
* Kızıl gökyüzünün ne anlama geldiği ilk bölümle birlikte ortaya çıkıyor. * Yeni sezonda Jack din adamı rolünden çok asker kimliğiyle boy gösteriyor. * Anna’nın annesi ortaya çıkıyor ve dizinin gidişatında büyük rol oynuyor. * Anna’nın neden Tyler’ın üstüne bu kadar düştüğünü öğreneceğiz. * Hobbs taraf seçmeye zorlanacak.

Kaynak : tvspoilers-odi

Bulut Üzerinden Windows Yönetimi, Windows Intune

Gün geçmiyor ki Microsoft farklı bir yenilikle karşımıza çıkmasın”. Sizlerde klişe bir cümle izlenimi oluşturduğuna inandığım bu cümle her geçen gün klişelikten gerçekliğe doğru bir adım daha yol alıyor aslında.

Bu sefer de son zamanlarda sıkça konuşulan “Bulut” teknolojisine ve getirdiği yeniliklere değinelim istiyorum. İnternet hızlarının tüm dünya üzerinde gelişmesinin de yardımıyla bir çok iş internet üzerinden yapılabilir hale geldi. Öyle ya İnternet üzerinden yapamadıklarınızı bir sıralayın isterseniz!

Microsoft’un Cloud Computing olarak adlandırdığı bu yeni oluşum ile servislerin yer ve zaman bağımsız İnternet üzerinden yönetilmesi mümkün olabiliyor. Sistemlerinizi, e-mail ya da portal sunucularınızı internet üzerinden kontrol edebileceğiniz bir platform bu. Bu da demek oluyor ki ileriki zamanlarda yüksek maliyetlere katlanarak kendi veri merkezlerinizi yönetmek ve yüksek risklerle yüzleşmek zorunda kalmayacağız.

Elbette ilk bakışta bütün sistemlerimizi fiziksel olarak başka bir yapı üzerine taşımak ve uzaktan yönetiyor olmak çok alışık olduğumuz bir durum değil. Bu da çoğumuz için çok gerçekçi ya da verimli bir senaryo gibi gözükmeyebilir. Peki bir de şu pencereden bakalım. Artık çoğu medyayı bile online olarak edinebiliyoruz. Terabyte’larca diskler edinip yığınla dosyayı içerisine gömen biz, artık anlık olarak bir çok dosyaya online olarak erişmiyor muyuz? Bu bakış açısıyla değerlendirildiğinde yönetim kanadında da bu kolaylığı kullanabiliriz diye düşünüyorum.

Her türlü riski taşıyan hantal ve denetimi zor veri merkezlerinin yönetimini, internet bağlantısı olan herhangi bir yerden yapabiliyor olmak kulağa hoş geliyor.

Microsoft’un “Bulut” konusuna yaklaşımı aslına farklı fazlarla ele alınıyor. Sunucuların, servislerin ya da istemci bilgisayarların aynı mantıkla yönetilebilmeleri sağlanabiliyor. Sunulan bu hizmetler farklı isimlerle bilişim dünyasında sıklıkla konuşuluyor. Microsoft Online Services adı altında toplanan bu servislere örnek olarak Windows Azure, BPOS (Business Productivity and Online Suite) ve Windows Intune verilebilir. Bu servislere ileriki yazılarımda değinmeyi planlıyorum.

Page 4 of 21« First...234561020...Last »