Google yine gizli kapaklı bir şeylerin peşinde olabilir. ABD Patent veritabanında ortaya çıkan bir isim, Google’ın yeni bir bombayı patlatmak üzere olduğunu gösteriyor. Bu isim Speedbook…
Bnet’ten Erik Sherman’ın ortaya çıkarttığı bu ismin tam olarak nasıl bir cihaza işaret ettiği henüz bilinmiyor. İlk tahminler arasında bir e-kitap okuyucu, çok güçlü bir notebook ya da fark yaratacak bir netbook yer alıyor. Ancak bunların hepsi tahmin, Google henüz Speedbook ismini bile telaffuz etmiş değil. Bu tahminler, Google tarafından alınmış bir patentin isminin ortaya çıkması sonucunda ortaya atıldı.
Bilinen tek şey, Speedbook isimli patentin “Computer Hardware” yani bilgisayar donanımı kategorisinde yer alması. Bu da, Speedbook’un bir teknoloji değil, fiziksel bir donanım olduğunun göstergesi.
Bakalım Google, Speedbook’un ardındaki sırrı ne zaman açıklayacak…
Ağustos 29th, 2010
Kategorisiz
|
Yorum Yok
Avea yeni bireysel faturalı 8080 Tarifesi ile 80 TL’ye tam 80 saat konuşturuyor!
Avea’dan 80 saat konuşma!
Avea’nın yeni bireysel faturalı 8080 Tarifesi ile Avealılar, sadece 80 TL karşılığında tam 80 saat konuşabiliyor. Bu tarifede konuşmanın 1 saati 1 liraya geliyor!
8080 Tarifesi kapsamında Avealılar, 80 TL’ye bir ay boyunca 1.600 dakika Avealıları, 1.600 dakika diğer operatörleri ve 1.600 dakikada sabit hatları arayabiliyor.
“Müşterilerimizin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda en avantajlı tarifeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz” diyen Avea Segment Yönetimi Direktörü (Bireysel) Dehşan Ertürk sözlerine şöyle devam etti; ” Müşterilerimizin çok konuşma ve farklı yönleri arama ihtiyaçlarını gözönünde bulundurarak, Avea,ev/iş, diğer operatör yönüne kullanabilecekleri tam 80 saat konuşmayı çok uygun bir tarife ücretiyle sunuyoruz. Avealılar faturaları için endişelenmeden rahat rahat konuşmaya devam edecekler” dedi.
Ağustos 29th, 2010
Kategorisiz
|
Yorum Yok

Bildiğiniz gibi “V” birkaç ay sonra yeni sezonuyla geri dönüyor. Henüz başlama tarihi belli olmadan ispiyonları (spoiler) belli olmaya başladı, işte bunlardan bir kısmı:
* Kızıl gökyüzünün ne anlama geldiği ilk bölümle birlikte ortaya çıkıyor. * Yeni sezonda Jack din adamı rolünden çok asker kimliğiyle boy gösteriyor. * Anna’nın annesi ortaya çıkıyor ve dizinin gidişatında büyük rol oynuyor. * Anna’nın neden Tyler’ın üstüne bu kadar düştüğünü öğreneceğiz. * Hobbs taraf seçmeye zorlanacak.
Kaynak : tvspoilers-odi
Ağustos 29th, 2010
Kategorisiz
|
Yorum Yok
Gün geçmiyor ki Microsoft farklı bir yenilikle karşımıza çıkmasın”. Sizlerde klişe bir cümle izlenimi oluşturduğuna inandığım bu cümle her geçen gün klişelikten gerçekliğe doğru bir adım daha yol alıyor aslında.
Bu sefer de son zamanlarda sıkça konuşulan “Bulut” teknolojisine ve getirdiği yeniliklere değinelim istiyorum. İnternet hızlarının tüm dünya üzerinde gelişmesinin de yardımıyla bir çok iş internet üzerinden yapılabilir hale geldi. Öyle ya İnternet üzerinden yapamadıklarınızı bir sıralayın isterseniz!
Microsoft’un Cloud Computing olarak adlandırdığı bu yeni oluşum ile servislerin yer ve zaman bağımsız İnternet üzerinden yönetilmesi mümkün olabiliyor. Sistemlerinizi, e-mail ya da portal sunucularınızı internet üzerinden kontrol edebileceğiniz bir platform bu. Bu da demek oluyor ki ileriki zamanlarda yüksek maliyetlere katlanarak kendi veri merkezlerinizi yönetmek ve yüksek risklerle yüzleşmek zorunda kalmayacağız.
Elbette ilk bakışta bütün sistemlerimizi fiziksel olarak başka bir yapı üzerine taşımak ve uzaktan yönetiyor olmak çok alışık olduğumuz bir durum değil. Bu da çoğumuz için çok gerçekçi ya da verimli bir senaryo gibi gözükmeyebilir. Peki bir de şu pencereden bakalım. Artık çoğu medyayı bile online olarak edinebiliyoruz. Terabyte’larca diskler edinip yığınla dosyayı içerisine gömen biz, artık anlık olarak bir çok dosyaya online olarak erişmiyor muyuz? Bu bakış açısıyla değerlendirildiğinde yönetim kanadında da bu kolaylığı kullanabiliriz diye düşünüyorum.
Her türlü riski taşıyan hantal ve denetimi zor veri merkezlerinin yönetimini, internet bağlantısı olan herhangi bir yerden yapabiliyor olmak kulağa hoş geliyor.
Microsoft’un “Bulut” konusuna yaklaşımı aslına farklı fazlarla ele alınıyor. Sunucuların, servislerin ya da istemci bilgisayarların aynı mantıkla yönetilebilmeleri sağlanabiliyor. Sunulan bu hizmetler farklı isimlerle bilişim dünyasında sıklıkla konuşuluyor. Microsoft Online Services adı altında toplanan bu servislere örnek olarak Windows Azure, BPOS (Business Productivity and Online Suite) ve Windows Intune verilebilir. Bu servislere ileriki yazılarımda değinmeyi planlıyorum.
Ağustos 27th, 2010
Kategorisiz
|
Yorum Yok
Microsoft’un bazı uygulamaların kullandığı bir sistem kütüphanesinde açık olduğunu ve bu açığın yüzlerce yazılımı doğrudan etkilediğini dün burada yayınladığımız haberimizde sizlerle paylaşmıştık. Bu açığı kullanan zararlı kodlar ve etkilediği uygulamalar da açığa çıkmaya başladı.
Firefox’un en son sürümü 3.6.8 de dahil tüm Firefox sürümleri, uTorrent, Windows Live Email ve Microsoft Movie Maker’ın içlerinde olduğu etkilenen uygulamalar 200′den fazla…
Bu açığın asıl nedeni ise dwmapi.dll adlı dosya gibi görünse de, açık DLL’nin uygulama içerisinde “tam yol” kullanılmadan çağrılmasından kaynaklanıyor. Kısacası çözüm tek bir Windows Update paketi yerine her yazılım firmasının kendi uygulamalarının kodlarını uygun biçimde yazması.
Microsoft ve diğer güvenlik firmaları, daha hangi yazılımların bundan etkilenmiş olabileceğini araştırıyor.
Ağustos 27th, 2010
Kategorisiz
|
Yorum Yok